İzni Yedik Bitirdik

Perşembe, 11 Aralık 2008 tarihinde oluşturuldu

 Aylar öncesinden izin için gün saymaya başlamıştım. Vakit yaklaştıkça daha da fazla heyecan basıyordu. Hatta son zamanlar Facebook'ta an ve an deklere ettiğim gibi şafak saymaya başlamıştım. Ve nihayet 1 Aralık geldi, şubede aysonunu aybaşını yapıp Ankara'ya; sevdiğim şehre, sevdiğimin yanına, en güzel günlerimi geçirdiğim arkadaşlarımın dostlarımın yanına doğru yola koyuldum.

Sabah iner inmez uykusuz olduğum halde kendi kendime "oturmaya mı, uyumaya mı geldik" dedim ve...

 ilk gün hemen Beytepe'ye gittik. En son 2006'da gitmiştim. Büyük bir heyecan vardı Beytepeye girerken. Dif geo dersi vardı ve yıllar önce bıraktığım herkeste yine Fazilet Hoca sendromu vardı. Bölümü gezdim, bazı hocalarla oturdum az da olsa birşeyler konuştuk. Bölüm yenilemiş kendini. Birkaç tur daha attıktan sonra Beytepe'den ayrıldık. Malum gezmem dolaşmam gerekn çok yer görmem gereken çok kişi vardı... :)

 

 

 

 

 Hafta arasının boş olmasını fırsat bilerek azcık çarşı pazar yaptık. Biraz bakındım. Alaceğim şeyleri iyicene inceledim.

Tatil boyunca çok kişiyle görüştüm. Hepsini özlemişim... Askere gidecek olan Tolga ve Cafer; gümrükçü Fatma ve Nejla; tüm üniversite hayatım boyunca hemen hemen hergün görüştüğümüz Hasan, çisem, ırem ve eşi Sinan; bölümden arkadaşlar Aslılar, Esra, Sinem, Kamil, Memet ve tabiki iibf den Yaviiiz, Saygın, Sertaç. Hepsiyle dolu dolu vakit geçirdim...

 

 

  Kısacık iznime başka neler sığdırmadım ki... :) Bir çılgınlık, gelilik yapıp 1 günlüğüne ıstanbul'a gittik. Hava çok güzeldi. Haşatımız çıkıncaya kadar gezdik. önceki ıstanbul gezilerimizde gitmediğimiz Hisara ve Piyer Lottiye gittik. Büyük tutkumuz Bağdat caddesinde kokoreç yedik. ünlü "cadde" de bir tur attık. Akşam da ortaköy ve beyoğlu sonra tabiki büyük yorgunluk. Daha otobüse binmeden uyumuştuk... Yol boyunca uyuduk yordunduk. Fakat yine de ertesi gün eve varınca uyumadım. Vaktimi sonuna kadar değerlendirmem lazımdı. Bol bol gezmem lazımdı...

 

 

 Tatil boyunca çok dolandım. Abimlerle çok güzel vakit geçirdik. özlediğim Ankara ile iyicene hasret giderdim. Zaman nasıl herşeyi değiştiriyorsa, Ankara'da da değişen şeyler vardı. Mesala bir çok mekan, mağaza kapanmış, yerine başkaları açılmış. Mekanların konsepti değişmiş. Mesela Shadow tarih olmuş. O efsane mekanın yerine simitçi açılmış. Yeni shadow un da tarzı değişmiş. Eski çekiciliği kalmamış. Ankara'ya gitmişken tabiki simitini, kaşarlı poaçasını ve Hosta dönerini yedim. Hepsini çok özlemişim...

Günler çok hızlı geçti. 1 aralıkta Ankaraya doğru yola çıkmıştım. Günler dopdolu ve hızlı geçiyordu. Bir bakmışım bayram geldi. Bayram geldiğine üzülüyordum. çünkü bayram sonu demek tatilin bitmesi, Ankara'dan ayrılmak demekti. Herşey o kadar güzel geçiyordu ki... Her güzel şey gibi bu da bitiyordu. Bayramın 3. günü yine hüzünlü bir şekilde Ankara'dan ayrıldım. Yarın kaldığımız yerden devam...

3 yıl önce yine havalar bu şekilde soğurken askere uğurlanmıştım. şimdi sıra Tolga ve Cafer'de... ıkisine de hayırlı tezkeler. 156 günü sular seller gibi hızlı bir şekilde bitirip gelmelerini diliyorum.

Gösterim: 962