Ekim Ayı Biterken

Pazar, 25 Ekim 2009 tarihinde oluşturuldu

Ekim ayının son haftasındayız. Bir ayı daha yedik bitirdik. 1 aydır birşey yazmamışım. Ama önceden olduğu gibi vakit sıkıntısından veya yoğunluktan değil, aksine bu aralar çok az dışarıdayım. Epey az çıkıyorum dışarı. 2 haftada 1 adana gidiyorum... Yazılara bu kadar ara vermem hiçbir değişiklik olmamasına bağlı. En son 1 ay önce nerede bıraktıysam aynen o şekilde devam ediyor, standart dışı bir durum, bir değişiklik olmadı...

Tabi ilginç durumlar da olmuyor değil. Mesala geçen hafta hayatımda ilk defa saat çaldıktan sonra saati kapatıp uyuyakalmışım, bu aralar bir de pazartesi sendromuna girmeye başladım. ılginçtir yıllardır bu sendromu yaşamıyordum. Haydi bakalım hayırlısı diyelim. Sabah kalkıp işimize gücümüze gidiyoruz. çok yoğun ve tempolu bir şekilde çalışıyoruz, sonra bir bakmışız akşam olmuş. Haftanın ilk günleri işten epey geç çıksam da haftasonuna doğru o kadar geç çıkmıyorum. ınsan hem yoruluyor, hem de acil işleri elinde çıkarmış oluyor. ış bitiyor mu diye soracak olursanız, töbeee masamda taa ne zamandan kaldığı belli olmayan dosyalar bile var. Hangi dosya acilse ona bakılıyor sonrası kader kısmet. Ne yapalım sistem böyle işliyor düzen böyle kurulmuş maalesef. Adil olmayan bir düzenin parçası olmanın sonucu diyebiliriz buna... Bu düzenin içerisinde yer alınca insan kimi zaman çığlık atmak istiyor. Haksızlık ve adaletsizlik, emeğe duyulmayan saydı, emeğin karşılıksız olması ve hakkettiğini alamamak... Duman'ın da dediği gibi belki alışman lazım.

Bu aralar bir kez daha farkına vardım insan ilişiklerinin bugün canın cicim gülüm yarın selam bile yok. çok kolay sahtecikten samimi olunup çok da kolay silinebiliyor. Gerçi, gerçekten samimi olmadığın bir kişi bugün vardır yarın yoktur. Bu silinme olarak nitelendirilmez gibi. Ama gerçekten çok şey paylaştığın birini bir anda satabiliyorsan burada kesin bir kullanılıp atılma durumu mevcuttur. Bu tür şeyleri yaşamamak için "yok" demeyi bilmek lazım gibi... üzülmemek için günübirlik bir şekilde gülüp, laylaylom yapıp anı kurtarmak lazım herhalde...

****************

Bu hafta 29 ekim tatili var. Nedense bu tür günler bana çoğunluk olarak tatili çağrıştırır. Ne güzel çarşamba yarım gün, perşembe de tatil. O ufacık tatil bile çok tatlı olacak inşallah. Her 29 ekim tatili geldiğinde aklıma üniversitedeki ilk yılım geldi. üniversitedeki ilk yılı olan öğrenciler kesin 29 ekim tatili için memlekete gelir. Sonraki yıllar "ohoo daha yeni okul başladı zaten gitmeye ne gerek var" der... Okuldaki ilk yılımda iple 29 ekim tatilini bekliyordum. O güne kadar hava sıcak ve ılıktı. Fakat 27 ekimde hava birden bire öyle bir soğumuştu ki çantamı otobüse taşıyana kadar burnumun içi donmuştu. Buz gibi esiyordu, resmen kesiyordu. 29 kim o yıl pazartesiye denk gelmişti. Cumartesi Tarsus'a gelip kışlıklarımı alıp pazartesi geri dönmüştüm. Tabi Tarsus'a üniversite öğrencisi edasıyla gelip gitmiştik...


****************

Ula

ş Ada da 3.ayını doldur. Resimlerinden ve haftada 2-3 gün msn web cam ile bebişi görebiliyoruz. çok uslu maşallah. Ama çok da sert bakışları var. bilgisayar karşısında bir gülderemiyoruz. ınşallah 15 gün sonra Ankara'ya gidebilirsem yakından seveceğim ve güldüreceğim :)

 

 

 

Gösterim: 1035