Bankacılıkta neler olacak?

Pazar, 19 Haziran 2011 tarihinde oluşturuldu

 Resim ile başlığın ne alakası var diyeceksiniz, tabi ki yok; Ulaş Ada yazıya dikkatleri toplasın istedim :) şaka bir taraf yine uzun zamandır olduğu gibi epey ara vermişim yazılara. Herkesin bildiği üzere bankacılık sektörü hiç beklenmedik bir yola girdi. Devlet bankaları dahil herkesi beklemediği tüm plan ve bütçeleri bozan bir yok. çok iyi hatırlıyorum, sene 2008in son çeyreği, Lehman Brothers ile başlayan kriz sırasında tüm bankalar kobi ve ticari krediler tarafında bir anda artan faizler ile birlikte çok temkinli davranmaya başlamıştı, 1-2 banka dışında ani tepki verip kredileri geri çağıran ve takibe geçen banka dışında, diğer bankalar sadece kredilerde frene basıp sadece risk takibi yapmıştı. ışte tam bu sırada bankalar kredileri kesti söylentileri çıktı ve bankaların kredileri eskisinden daha çok açması yönünde uyarılarda bulunuldu!

Sırf daha çok ve ucuza kredi verilsin diye maliyetler düşürüldü, ve her türlü ortam hazırlandı. Sonuç ne oldu? Zorla verdiline krediler ile kobi/ticari kanatta verilen krediler ile sadece ithalat arttı, üretim daha da geriledi; bireysel kanatta ise 100 liralık teminat karşılığında 110 lira krediler çekildi. ınsanlar harcamaya hızla devam etti, krediler ucuzladıkça kredi kartı ve kredi taksit ödemeleri için tekrar tekrar kredi çekildi. Tabi bu sırada bankalar güzel kart etti, kaymaklar götürüldü. Gerçi şöyle bir durum da var, karlar artığı için çok göze battı, fakat net kar marjları normal bir sektöre göre çok daha az. Bu oranın az olduğunu kendi taşıdığım portföyden biliyorum. Her neyse bu konuyu kısa keseyim, bankaların kredi vermemesi için her türlü ortam hazırlandı ve yaptırımlar ile uygulamaya geçti. Fakat içerisinde bulunduğumuz düzen gereği, hiç bir kurum hedeflediğin altında kar etmek istemez. Bu sebeple kurumlar da strateji değiştirir. Bu stratejilerin en gözle görüleni maliyetlerin kısılması, ve en fazla maliyeti oluşturan personeller. Geçtiğimiz yıllarda nerdeyse yılın 12 ayı yeni eleman alımları için ilanlar tüm gazetelerde yer alırken, şuan hiçbir yerde eleman alım ilanı bulunmuyor. Her yıl binlerce mezun için umut kapısı olan bankalar eleman almıyor. ışsizliğin bu kadar çok olduğu bir ortamda çok büyük bir olumsuzluk teşkil ediyor, ve bankacılıktaki bu uygulamaların devam etmesi durumunda gerek özel gerek kamu bankalarında çalışanlar da otomatik olarak olumsuz yönden etkilenecek. Bu satırları yazarken sanılmasın için içerisinde bulunduğum sektörün avukatlığını yapıyorum, sadece bugüne kadar hiç değinilmeyen bir noktaya kendi çapımda değinmek istedim. ışin bir de çalışan boyutu var.


Geçtiğimiz 1.5 aylık süreç içerisinde evimize iyice yerleştik. Mayıs ayında çok hızlı bir haftasonu geçirdim. 1.5 günde Adana-ıstanbul-Ankara-Adana hattında kısa süreli fakat hızlı bir yolculuk yaptım. Değişiklik oldu güzel oldu.

Mayıs ayı şenlik ayıdır. Geçmişte hiç kaçırmadığım şenlikleri maalesef bu yıl da kaçırdım. Denk getiremedim, şenlik ilanlarını görünce hüzünlendim, geçmişi hatırladım. 40 yılın başında buradaki konserler gidelim dedik, bizdeki de şans ya hava muhalefitinden dolayı konserler iptal oldu.

 Mayıs ayının en güzel günlerini Ulaş ada'nın tarsusa geldiği zaman geçirdik. Her gördüğümde kendine yeni cevherler katıyor kerata. Sevdik, gezdik, eğlendik... Fakat her zaman olduğu gibi doyamadan ayrıldık.

şubede pek iş olmadığı halde her zaman olduğu gibi bir yoğunluk var, umarım temmuz ayı itibariyle biraz daha fazla kendimize vakit ayırabiliriz. Gerçi gelecek haftadan itibaren 3 hafta üst üste yakın arkadaşlarımın düğünü var. bu da vesile olacak...

 Dün uzun zamandan sonra Tarsustayken sık sık ziyaret ettiğimi Aydınlar kulübündeydim. Sanki kaybedenler kulübü der gibi oldu :) 2 duble 1 cilayla haftasonunu geçirdim...

Gösterim: 1215