İzlediğim Filmler

Pazar, 14 Ağustos 2011 tarihinde oluşturuldu

Genelde kişisel bloglarda insanlar gezip gördüğü yerleri, gezip gördüğü yerlerdeki yemekleri, hayatlarında meydana gelen olağan dışı durumlar ile yenilikleri, yeni aldığı bir eşyayı vs. anlatır. Ben de uzun zamandır o tarzda anlatacak pek birşey yok. Herşey olduğu gibi devam ediyor. ışten eve, evden işe. Aradabir haftasonları farklı programlar oluyor elbet... ışte tüm bankacılık sektöründe olduğu gibi yoğun olmak için her zaman bir sebep var. Hiç sessiz sakin, mesainin erken bittiği bir gün olmuyor. Aynen "Kaybedenler Kulübü"ndeki replik gibi "Standart". Oradaki standart ile bizim hayatımızdaki standartın içeriği sık sık değişiyor. Geçen sene büyüme, yeni kazanımların vermiş olduğu stresten kaynaklı "standart" bir hayatımız var iken, şimdi global piyasalarda başlayan not düşümleri ile başlayan tedirginlikler çığ gibi yuvarlanarak en son nokta olan bizlerin önüne geldi durdu. şimdi kim patlayacak, kim patlayabilir, bizlere ne etkisi olur... Hiçbirşey olmayacak bir durumda iken yine de olabilir mantığı ile yaklaşmak en kötüsü. O krizi de bizler yaratabiliriz. ışte bizim de hayatımız böyle standart. ıçeriği sık sık değişse de her zaman bir stres, gerginlik, koşuşturma... Artan beklentiler ve yön değiştirmeler...

Hayat bu şekilde devam ederken, herkes için normal bizler için anormal alışagelmedik bir aktiviteye başladık. önce dizi. How I Meet Your Mother. Kışın başladığımız diziyi her haftasonu 10 bölüm izleyerek mayıs ayındaa son sezone getirdik. Her ne kadar bizlerin yaşam tarzını yansıtmasa da, çok eğlendiriyor, espiriler ve yapılan salakça davranışlar güldürüyor insanı.

Beni yakından tanıyan herkes bilir pek sinemaya gitme, evde sinema alışkanlığım yoktu. dolayısıyla sinema kültürü sıfır diyebiliriz. Dizimiz bitince yıllar öncesinde gittik ve adını uzaktan duyduğum filmleri izlemeye başladık. Tabi hep geçmişe gitmedik. ılk başlarda gümdemdeki filmleri izledik hatta. Her zaman olduğu gibi öncelik Türk filmlerindeydi.

Av Mevsimi, Aşk Tesadüfleri Sever, Kaybedenler Kulübü gerçekten güzel filmlerdi. Av Mevsiminde buram buram severek izlediğim Kanıt kokusu olunca daha da bir sevdim. Aşk tesadüfleri sever, içerisinde ankara geçtiği için benden +2 puan alarak yarışmaya girmişti zaten. Kaybedenler Kulübü de sıradışı bir türk filmiydi. Beğenerek izledik.

Kışın izlediğimiz filmleri hatırladığım kadarıyla yazacağım. sadece isimleriyle birlikte birer cümle. Zaten eminim sizler tüm hepsini izlemişsinizdir :)

Inception, çok hit olmuş çok beğenilen bir film. Bence güzeldi ama gerçek dışı filmler benim içimi açmaz bilirsin, onda dvd'yi saklamama gerek yok, değiştireceğim :)

çakal, ıstanbulu varoşlarını arka sokaklarını anlatıyor. Güzeldi ama bence arşivde bulunması gereken fimlerden biri olamaz benim için.

Ya Sonra, klasik bir türk filmi içeriği diyebilirim. şuan için arşivde duruyor, ama her an değişime girebilir...

çınar Ağacı, duygu yüklü acınası bir Türk filmi. Herkesin ders çıkartması gerekiyor bence. Filmdeki olaylar herkesin başına gelebilir. Allah kimseye göstermesin, göstertmesin. Arşivde tabiki kalacak.

Kağıt, sinan çetin'in güzel bir filmi. Her ne kadar vizyonda kapalı gişe oynamamış olsa da, bence güzel bir filmdi. geçmişte insanların nelerden nasıl yargılandığını gösteriyor. 15 yıl sonra da ben de bugünü anlatan bir film yapsam tutar mı dersiniz :)

Kaçış Planı, mükemmel bir Russell Crowe filmi. Bu adamı akıl oyunlarında sevmiştim. O da matematikçi ya, biz de o zaman matematikçi olacağımızı sanıyorduk, o filmi izleyip gaza gelmiştik. Kaçış Planında, Russell Crowe delil yetersizliğinden ve tüm okların eşini göstermesinden dolayı, içeri giren eşini kurtarma daha doğrusu hapishaneden kaçırma macerasını anlatıyor. güzel filmdi.

Gerçek bir hikaye, Slumdog Millionaire'nin yönetmeninden müthiş bir gerçek hikaye. 127 Saat... ölümle yaşam arasında geçen 127 saati anlatan filmde, vadiye sıkışan kolunu kurtaramamadan kaynaklı hayat mücadelesini anlatıyor.

Leon, eski bir film eminim hepiniz biliyorsunuzdur.

Siyah Kuğu, en iyi ve kusursuz olmak için kendini şartlandıran bir balerinin hikayesini anlatıyor. Hırsı ve baskı altında çalışmayı anlatıyor. ben de onun gibi parmaklarımı soyuyorum :(

Felekten Bir Gece, çok harika olmasa da güzel bir komediydi.

Ajan Salt, güzel bir Angelina Jolie filmiydi Masumiyetini ispatlamaya çalışan bir ajanın hikayesi.

The Mechanic, dört dörtlük bir film olmasa da sıkılmadan izledim diyebilirim.

Fedai de güzel bir aksiyon filmiydi. Arşivde duruyor halen :)

Borsa, dostunu yakın, düşmanını daha da yakın tut dedirten bir filmdi. Bir dedikodunun bir söyletinin bir anda finans piyasalarını nasıl altüst ettiğini anlatırken diğer yandana para hırsınız vurguluyordu.

Ayin, korku filmiydi. Pek sevmedim desem yeridir. Yarın değiştireceğim...

çatı Katı, seyrettiğimiz ilk Alman filmiydi. O da tam kanıt tarzı olduğu içib hoşuma gitti diyebilirim. hiç sıkılmadan severek izledim. Tavsiye ederim. Kapağında aşk, yalan, şehvet yazıyor.

Ve aldığım ilk gün, ocak ayında izlediğim film Facebook. Tabi ki bu filmi ben sevmeyecem de kim sevecek. Tekrar izleyeceğim.

şimdilik bu kadar. Tam gaz devam... Görüşmek üzere. Herhande bundan sonraki görüşmemiz yıllık izinde veya bayram tatilinde olacak gibi...

Gösterim: 1250