Bankacılıkta 5 yılım dolmuş

Pazar, 05 Şubat 2012 tarihinde oluşturuldu

Zaman ne kadar da hızlı geçiyor. Resmi olarak işe başlayalı tam 5 yıl oldu. Bankacılık sektöründeki 5 yıl sular seller gibi geçti diyemiyorum tabiki. Hızlı geçti fakat yaşanılan zorluklar, stresli ve bezdiğimiz günler sebebiyle çok rahat pembeli düşler içinde seller gibi 5 yıl aktı diyemiyorum tabiki:) Geçen 5 yılda gerek benim iş hayatım gerekse sektörde değişen bir çok şey oldu. Fakat herkesin dilindeki tek bir gerçek var ki o da, her geçen gün geçmişi mumla arıyoruz.

Bugünlerde işbankasının bir reklamı oynuyor tv'de. "bugün .... kişi yeni umutlarla yeni işine başlayacak..." ben de aynı reklamdaki gibiydim. Erkenden kalkıyordum, takım elbisemi giyiyordum ve koştur koştur erkenden gidiyordum büyük bir heyecanla. Birşeyler öğrenme merakıyla. hergün farklı bir heyecan farklı bir sevinç vardı... ılk günler demek böyle oluyor :)


Geçen 5 yıl içerisinde topma 3 şube değiştirdim. şuan en uzun çalıştığım şubede devam ediyorum. Belli bir zamandan sonra eğer şubeniz hinterlan ve portföy olarak mükemmel bir yerde değilse, insan çalıştığı ortamdan sıkılmaya başlıyor, herşey monotonlaşıyor ve sık sık yaşanan ve gözlemlenen insanlık dışı davranışlar karşısındaki direnç ve sabrını yavaştan yitiriyor. Ki Yüreğir bunun örneğiniz yaşayabileceğimiz en iyi örneklerden biri. Camdan dışarı baktığınızda insanlık dışı her türlü davranış ile karşılaşabilirken, aynı dili konuşamamanın vermiş olduğu sıkıntı da hiç göz ardı edilemez. Tabi bizim oraya yemek getirmeyen, getirseler bile normale göre daha düşük sınıf hizmet ile daha geç getiren restoranları da unutmamak lazım. Tüm bunların yanı sıra bana çok fazla denk gelmese de zemin kattaki çok garip insan manzarlarını unutmamak lazım :) Halkbankası şube müdürünün bir cümlesi vardı : "her bankacı mutlaka yüreğirde çalışmalı ki iyice pişsin. Türkiyede göremeyeceği her türlü vakayı burada görebilir" Bence çok doğru...

Geçen 5 yıl içerisinde toplam 3 farklı pozisyonda görev yaptım. Müşteri hizmetleri yetkilisi olarak başladım, ilk terfimi 2008 krizi sebebiyle biraz geç aldım ve geçen ay da 2. terfimi alarak ticari bankacılıkta görevime devam ediyorum.

5 yılda bendeki durumlar böyleyken sektörde çok fazla değişiklikler oldu. ilk başladığım zaman bankacılık sektörü en parlak zamanını yaşıyordu. Tüm bankalar güzel kar rakamları açıklıyor, hızla büyüyor, bu süreçte o kadar çok eleman alımı oluyordu ki eleman bulamadıkları dönem de oluyordu. çok eleman almalarına rağmen çok daha iyi sosyal ve yan haklar sağlıyorlardı. Bankacılığın parlayan döneminde baskının az ödüllendirmelerin çok olduğu yıllardı 2007-2008. O dönem köşe olan çok meslektaşımız vardır :) 2008 kriziyle alınan önlemlerin ilk etabında çok az da olsa kısıtlamalar elemanlar üzerinde yapıldı. özellikle tüm özel bankalar bu yola başvurdu fakat, krizin beklenilenden daha karlı bir şekilde geçirilmesinden sonra sektör tekrar yükselişe geçti ki karların 2009a göre azalmasının başlaması ile elemanlar üzerindeki baskılar artarken sektör daha da zorlu ve stresli bir hal almaya başladı. Fakat yine de herşey yöneticiler ve çalışanlar için yolundaydı. Taa ki geçen sene alınan önlemlere kadar. Geçen sene alınan önlemler, bankalar üzerindeki yaptırım ve kısıtlamalar sebebiyle, büyüklüklerini ve karlarını korumak isteyen özel ve kamu bankaları personel üzerindeki baskıyı arttırmaya başlarken, bugüne kadar hiç alışılmadık tarzda ilerlenmeye başlandı.Kamu bankaları emekli edilen personelin yerine yeni elaman almazken, özeller ise küçük/büyük kısıtlamalara giderek, stratejilerini tamamen değiştirmeye başladı. Personelden her üründe her dalda yüksek beklentiler başladı. Sonuç olarak muhteşem yüzyıldaki gibi 2007-2010 arasındaki muhteşem dönem sona eriyor, sektördeki onbinlerde çalışan için zorlu bir dönem başlıyor.

Geçen 5 yılda sektörde çok değişikler oldu. Gerçek şu ki, bankacılığa ilk başladığım günlerde büyükleriminz söylediği "sektör önceden böyle değildi, sen geçmişi görsene şimdiyi çok yadırgardın beğenmezdin" cümlesi gerçek. Büyük heyecanla başladığım günlerde herşey tospempe iken her geçen gün bir önceki günü arar olduk. Bu sadece benim düşüncem değil elbet. En alt kademeden üst kademeye kadar herkesin düşündüğü söylediği: "önümüzdeki dönem çok zor olacak, bakalım neler göreceğiz, bugünleri özleyeceğiz..."

Gösterim: 1253