Kısacık İzin ve Tatil Biter

Pazartesi, 23 Nisan 2012 tarihinde oluşturuldu

Bugün diğer günlerden farklı bir günde yazıyorum. Uzun zaman sonra ilk defa bir hafta arası birşeyler yazmaya fırsat bulabildim. Fonda son günlerdeki en beğendiğim iki şarkı tekrarlıyor durmadan... Yeni Türkü'nün son şarkısı Böyle Gitmez ve Emre Aydın'dan Soğuk Odalar... Bugün ilk defa Kanıt'ı uyuklamadan, uyanık kalma yönünde direniş göstermeden izleyebileceğim. çünkü aylar sonra ilk defa izne çıktım. 2 gün izin bugün de 23 nisan tatili...

Geçen hafta çarşamba günü çıktığım iznimin geçmişi 2010 yılına dayanıyor. Hiç izne çıkamadığım daha doğrusu çıkamadığım için, rızam dışında 2010 yılında parça parça izinler girilmişti. izinleri kullanmak bir türlü kısmet olmadığından her 2 ayda bir zaruri izinler ileri tarihlere attık durduk fakat bu sefer artık dur demek durumunda kaldık. çünkü yeni izin atamaları da oluşmuştu...

çok ters yoğun bir zamanda izne çıkmak durumunda kaldım. Gerçi ne zaman izin için uygun şartlar sağlandı ki...? bir sürü işi yarım bırakıp uzaklaşmak, dönüşte senin dönüşünü bekleyen işler. Bekletilmek zorunda olanlar, bekletinler, askıya alınanlar, duymazdan gelinenler, masaya bırakılan notlar dosyalar. Dönüşte tam bunlara bakmaya başlamadan diğer günü gelen işler vs. Sırf bu yüzden izne çıkmak istemiyorum, dönüşü acı acı çıkıyor maalesef. Süs biberi turşusu yemiş gibi. Ne zamana kadar süreceği belli olmayan geç saat mesaileri... Her neyse artık izinden kaçış yoktu. 2 gün izne çıkma hazırlığı yapıldı, son gün Karşıyakada kasırga çıkmışken saat 9 gibi şubeden ayrıldım. Maksat günlük işleyişteki aksamayı minimize etmekti.

ızne çıkmış olmanın verdiği coşkuyu hissetmek lazımdı! Bu sebeple hafta arası yapmadığım bir uygulamayı gerçekleştirdim, eve içecek birşeyler alarak gittim. Herkes izinde öğlene kadar uyur fakat bende böyle olmadı. Sabah 9da başlayan telefon görüşmeleri ve mailler sebebiyle gün erken başladı. ızinde olduğumu anlamak için biraz daha fazla yayılarak edilen kahvaltı, hafta arası tarsuz ziyareti filan. Gerçi Tarsus ziyaretinin tam ortası biraz sinir bozucu geçti. Uzaklaşmaya çalıştığım ortama, denyonun birinin söylediği söz, kısaca dedikodu içimdeki nefreti biranda uyandırarak iznin bir kısmının içine etmeyi başardı. Eşek kadar adam olmuşsun, söylenecek söz müydü!!!

Her neyse, normal günlerde geç çıkmam sebebiyle çok nadir yapabildiğimiz ekşını, cuma günü klasik mekanımızın yeni adresinde gerçekleştirme imkanı bulduk (Yeni Ada) Tabi ki humus ile birlikte. Bu sefer humus zeytinyağı yerine gerçek terayağından yapılınca saniyesinde tüketildi :) Cumartesi günü de 2001-2006 yılları arasında sürekli dinlediğim şarkılardan oluşan listeyi durmaksızın 9saat dinledim. Tabi kuru kuru değil :))

Uzun zamandan beri fotoğraf yüklemiyorum, böyle önemli günler ve haftaları anlatan, makineyi dahi şarj etmiyorum ki, güzel bir enstantene potansiyeli olmadığı için resim de çekmiyorum sizlerle paylaşayım...


Ve izin bitiyor maalesef. Problem iznin bitmesi değil. Tatil kısa da olsa uzun da olsa hızlıca geçecek ve bitecek. Bkz. öğrencilik yılları. Yarın bir sürü problem, sıkıntılı iş, istek talep kapris, baskı bıraktığımdan biraz daha fazla olarak beni bekliyor olacak. özellikle 2012 yılında can sıkıcı, stres yaratıcı olayların üst üste gelmesi insanın sabrını zorluyor diyebilirim... Sektör bunu gerektiriyor. Herşey ömür boyu tospembe, günlük güneşlik devam etmez. Başarıyı herkes sahiplenir ve ertesi gün unutulut. Dün yoktur acımasız sektörde, bugün vardır. Bu söylediklerim başarı için geçerlidir. Başarısızlıkta geriye kaçabilen kaçar, ortada kalanlar da başarısızlığın sebebini tek kişiye yükler. Fakat durum bu sefer başarıdakinden farklıdır... Başarısızlığın yankısı uzun bir zaman konuşulur, yargılanır, suçlanır, dedikodular çıkartılır, çamur atılır, abartılır, herkes birşey ekler... Tüm bunlar birleşir, yüzlerce başarının yanına, çığ gibi büyütülerek gelen kocaman bir başarısızlık faturası herşeyi siliverir...

ışimiz bu yapacak birşey yok maalesef. Kabulleneceğiz, şükredeceğiz. Geçen gün sıkıntıları ve stresi paylaştığım bir üstadın sözü bu aralar aklımdan çıkmıyor... "............. zevk almasını bileceksin. Maalesef yapacak birşey yok"

Yarın 4 gün sürecek yeni bir hafta, problemiyle sıkıntısıyla, bol saçma geyiği ile başlıyor. En son iş günümü 167 telefon görüşmesi, 14yüz yüzyüze görüşme ile kapamıştım... çarşamba biraz isyan  biraz da merak ettiğim için çetelesini tutmuştum. Bir daha böyle bir psikopatlığı ne zaman yaparım kısmet diyelim artık :)

Gösterim: 1358